İnme sonrası ağız mikropları akciğer enfeksiyonu riskini artırabilir
İnme sonrası yutma güçlüğü, ağızdaki mikroorganizmaların solunum yollarına taşınmasına ve aspirasyon pnömonisi riskine katkıda bulunabilir.
Melike Türk | Bilge Diş Hekimi
İSTANBUL, TÜRKİYE — İnme sonrasında gelişen yutma güçlüğü, ağızdaki mikroorganizmaların solunum yollarına taşınmasını kolaylaştırarak özellikle bakıma bağımlı hastalarda ciddi akciğer enfeksiyonlarına zemin hazırlayabiliyor.
Yiyecek, sıvı ve ağız içindeki sekresyonların solunum yollarına kaçması, bu materyaller mikroorganizmalarla kontamine olduğunda aspirasyon pnömonisi riskini artırabiliyor. Bu nedenle yutma güçlüğü yaşayan ve tüple beslenen hastalarda ağız bakımının ihmal edilmemesi gerekiyor.
Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Doç. Dr. Neslihan Tınastepe, inme sonrası ağız hijyeninin hastanın fonksiyonel durumuna göre düzenlenmesi, protezlerin kontrol edilmesi ve bakım verenlerin ağız bakımı konusunda eğitilmesi gerektiğini belirtti.
Tınastepe, “Hareket kısıtlılığı veya bilişsel bozukluğu bulunan hastalarda bakım desteğine ihtiyaç duyulabilir. Bakım verenler, hastanın yutma güçlüğünü dikkate almadan ağız bakım ürünleri kullanmamalı” diyerek uygulanacak temizliğin hastanın yutma ve hareket kabiliyetine göre planlanması gerektiğini söyledi.
Yutma güçlüğü akciğer enfeksiyonuna zemin hazırlayabilir
İnme sonrasında gelişebilen yutma güçlüğü; yiyeceklerin, sıvıların ve ağız içindeki sekresyonların solunum yollarına kaçma olasılığını artırabiliyor. Bu materyallerin mikroorganizmalarla kontamine olması, aspirasyon pnömonisi olarak adlandırılan ciddi bir akciğer enfeksiyonuna yol açabiliyor.
Tınastepe, disfajisi bulunan hastalarda öksürük refleksinin bozulmasının, solunum yollarına kaçan materyalin uzaklaştırılmasını güçleştirebileceğini ifade etti. Bu nedenle ağız içindeki mikrobiyal yük, özellikle yutma güçlüğü yaşayan hastalarda önem taşıyor.
Yetersiz ağız hijyeni, diş plağında ve tükürükte mikroorganizmaların artmasıyla ilişkilendiriliyor. Bu mikroorganizmaların solunum yollarına taşınması aspirasyon pnömonisi gelişimine katkıda bulunabiliyor. Bununla birlikte düzenli ağız bakımının aspirasyon pnömonisini kesin olarak önlediğini söylemek için mevcut bilimsel kanıtların yeterli olmadığı belirtiliyor.
Ağız bakımı hastanın durumuna göre düzenlenmeli
İnme geçiren hastalarda yutma güçlüğü, bilişsel bozukluk, kol güçsüzlüğü ve tükürük kontrolündeki yetersizlik nedeniyle ağız hijyenini sürdürmek zorlaşabiliyor. Bu nedenle bakım planının her hastanın fonksiyonel durumuna göre hazırlanması gerekiyor.
Özellikle disfajisi bulunan veya tüple beslenen hastalarda ağız bakımının günde en az üç kez yapılması öneriliyor. Bakım sırasında yiyecek artıkları ile fazla sekresyonların uzaklaştırılması ve dudakların nemlendirilmesi gerekiyor.
Dişlerin günde en az iki kez fırçalanması; diş etleri ve dilin temizlenmesi yoluyla mekanik plak temizliği yapılması önem taşıyor. Az köpüren ve florür içeren diş macunu kullanılması, hastanın gereksinimine göre küçük başlı, yumuşak kıllı, elektrikli veya aspirasyon özellikli diş fırçalarının tercih edilmesi öneriliyor.
Ağız bakımı sırasında yanaklar ve damak da değerlendirilmeli. Hasta kendi bakımını gerçekleştiremiyorsa işlemin eğitimli sağlık personeli tarafından veya sağlık personelinin gözetiminde yapılması gerekiyor.
Tüple beslenen hastalarda bakım ihmal edilmemeli
Hastanın ağızdan beslenmemesi, ağız bakımına ihtiyaç duymadığı anlamına gelmiyor. Tüple beslenen hastalarda da ağız hijyeninin sürdürülmesi ve ağız içinin düzenli olarak temizlenmesi gerekiyor.
Tınastepe, hareket kısıtlılığı veya bilinç değişikliği bulunan hastaların ağız bakımını bağımsız gerçekleştirebildiğinin varsayılmaması gerektiğini belirtti. Bilişsel bozukluğu ya da hareket kısıtlılığı bulunan hastalar, temizlik sırasında ailelerinin veya bakım verenlerin desteğine ihtiyaç duyabiliyor.
Ailelerin ve bakım verenlerin uygun ağız bakım araçlarının seçimi, temizliğin uygulanması ve yutma güçlüğünün tanınması konusunda eğitim alması gerekiyor. Bu eğitimin hasta hastaneden taburcu edilmeden önce verilmesi öneriliyor.
Bakım verenlerin yalnızca ağız temizliğini üstlenmesi yeterli görülmüyor. Hastanın hangi ürünleri güvenli biçimde kullanabileceğinin, temizliğin hangi pozisyonda yapılacağının ve yutma güçlüğü karşısında nasıl hareket edileceğinin de açıklanması gerekiyor. Hazırlanan bakım düzeninin evde veya hastanın nakledildiği bakım merkezinde sürdürülmesi önem taşıyor.
Gargara kullanmadan önce yutma fonksiyonu değerlendirilmeli
Aspirasyon riski bulunan hastalarda ağız bakımının sağlık profesyonelleri tarafından veya onların gözetiminde yapılması gerekiyor. Herhangi bir engel bulunmuyorsa hastanın temizlik sırasında oturur ya da yarı oturur pozisyonda tutulması öneriliyor.
Bakım verenlerin, hastanın yutma güçlüğünü dikkate almadan ağız bakım ürünü kullanmaması önem taşıyor. Özellikle ağız gargaralarının kullanımından önce yutma fonksiyonunun değerlendirilmesi gerekiyor.
Klorheksidin içeren dental jel kısa süreli olarak kullanılabiliyor ancak bu uygulamanın düzenli değerlendirme altında sürdürülmesi gerekiyor. Kullanılacak ürünün türü ve uygulanma biçimi hastanın durumuna göre sağlık profesyonelleri tarafından belirlenmeli.
Hareketli protezler düzenli olarak temizlenmeli
İnme geçiren hastalarda hareketli protezlerin hijyeni ve ağızla uyumu düzenli olarak değerlendirilmeli. Protezlerin gündüz kullanılması, ihtiyaç halinde protez yapıştırıcılarından yararlanılması ve uyumsuzluk ya da yenilenme gereksiniminde hastanın diş hekimine yönlendirilmesi öneriliyor.
Hareketli protezler uygun protez temizleme ürünleriyle veya sabun ve suyla düzenli olarak temizlenmeli. Protez yüzeylerinde solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkili mikroorganizmalar bulunabileceği için temizlik ihmal edilmemeli.
Tınastepe, yapılan bir araştırmada protezlerin yaklaşık yüzde 65’inde potansiyel solunum yolu patojenlerinin saptandığını aktardı. Ancak protezlerde bu mikroorganizmaların bulunmasının doğrudan aspirasyon pnömonisi gelişeceği anlamına gelmediğini vurguladı.
Protez uyumsuzluğunun aspirasyon riskini ne ölçüde artırdığı konusunda da mevcut bilgilerle kesin bir sonuca ulaşılamıyor. Bu nedenle protezin uyumu, temizliği ve yenilenme ihtiyacı diş hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
İnme sonrası ağız sağlığı ekip çalışması gerektiriyor
İnme sonrası yutma güçlüğü yaşayan hastalarda ağız sağlığının mümkün olan en erken dönemde değerlendirilmesi ve hastaya özel bir bakım planı oluşturulması gerekiyor.
Tınastepe; nörologlar, rehabilitasyon hekimleri, diş hekimleri, hemşireler, dil ve konuşma terapistleri ile diyetisyenlerin birlikte çalışması gerektiğini belirtti. Yutma fonksiyonunun ağızdan yiyecek, su veya ilaç verilmeden önce eğitimli sağlık personeli tarafından değerlendirilmesi önem taşıyor.
Diş hekimi, ağız ve diş sağlığının değerlendirilmesi, mevcut sorunların belirlenmesi ve protezlerin kontrol edilmesi açısından bakım ekibinin bir parçası olarak görev alıyor. Yutma fonksiyonunun değerlendirilmesi ve rehabilitasyonu ise ilgili sağlık profesyonelleriyle birlikte planlanıyor.
Hasta taburcu edildikten sonra ağız bakımının kesintiye uğramaması, hazırlanan planın ilgili sağlık hizmeti sunucularına aktarılması ve düzenli diş hekimi kontrollerinin sürdürülmesi gerekiyor.
Tınastepe, ağız ve diş sağlığının korunmasının inme sonrası genel bakımın ayrı bir parçası olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Hastanın yutma durumu, ağız hijyeni, protez kullanımı ve günlük bakım desteğinin aynı plan içinde değerlendirilmesi, bakımın sürekliliği açısından önem taşıyor.
BilgeDisHekimi.com
Tepkin Ne?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Vay
0
Üzgünüm
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)